Irregular IT Daily
Urdu Dili ve Edebiyatı
Urdu Dili
Urdu Dili‘nin, Collins Encyclopedia ve Kanada Dünya Almanağı verilerini de kaynak göstererek dünya üzerinde konuşulan en büyük 3.dil olduğunu söyleyebiliriz. Sömürücü ingilizler ve onların ingilizcesini bir kenara bırakırsak Urdu Dili Pakistan’ın ana dili, Hindistan’ın da kabul ettiği ve halkının konuştuğu resmi bir dildir.
Urdu Dili, Hint Yarımadası’nın en eski yerli dili olan Prakrit’ten doğmuştur. Bu konuda kuşkuya yer verilmeyecek kadar belirgin kanıtlar vardır.
700′lü yılların başında yapılan seferlerle birlikte Hindistan Yarımadası’na gelen Müslüman Arapların bölgede uzun süre hakimiyet kurması ve bu yarımadaya kültür, ekonomi, siyasi açıdan bıraktıkları, o dönemi inceleyen tüm tarihçilerin ortak bir kanıda olmasına, bunun bir kültür mirası olduğuna dikkat çekiyor. Urdu Dili de zamanla kaynaşan bu iki toplumun ortak dili olmuştur.
Urdu Dili’nin bir kitlenin yazı, edebiyat dili olduğu bilincine, Müslümanların yarımadaya gelişlerinden sonra oluştuğu konusu da bir diğer gerçektir. Urdu Dili’nin şekillendiği bölge olarak da Sind Vadisi ve Multan toprakları diyebiliriz.
Urdu Sözcüğü
Urdu sözcüğü, Türkçe veya Tatarca bir kelimedir. Askeri birlik anlamında kullanılır. Bu kelimenin Urdu dilinde eş anlamlısı Leşkerdir. Tarihsel açıdan baktığımızda, Cengiz Han’ın ardıllarının ordugahlarına ”Urdu-i Mualla” yani ”Altın Ordu” denilmekteydi. Bu da Urdu Dili’nin ”askerin dili” ya da ”ordunun dili” anlamı taşıdığı sonucuna varıyor.
Bir diğer etkin görüş ise, Ekber döneminde padişah askerlerine veya sultanın karargahına ”Urdu-yi Mualla”, sultan karargahının bulunduğu yerdeki pazara ”Urdu Bazar”, burada konuşulan dile de ”Zeban-i Urdu”(Ordunun Dili) denilmiş. Zeban-i Urdu zamanla Urdu olarak söylenmeye başlanmış. Ancak bu isim, dilin ortaya çıkmasından çok sonra verilmiştir. Ordunun dili anlamındaki ”Urdu” ismi ilk olarak 18. y.y.’ın ortalarında kullanılmıştır.
Urdu Dili, içinde çok sayıda Farsça, Arapça, Hintçe kelime barındırmaktadır. Hatta bu dilin şiir ve edebiyat kültürü bakımından gelişiminde, zamanın hala yad edilen ve saygı duyulan Farsça şairlerinin yaptığı katkı yadsınamaz derecede fazladır.
Urdu Şiiri
Son araştırmalara göre Urdu şiiri 13. y.y.’da Kuzey Hindistan’da başlamıştır. Urdu şiirinin ilk şairi de Emir Hüsrev‘dir. Emir Hüsrev, Türk asıllı ve Farsça şiirleriyle ün yapmış bir şairdir. Delhi sultanlarının çoğuna hizmet etmiş, dönemdeki savaşları konu alan pek çok tarihi mesnevi de yazmıştır. Emir Hüsrev’in bu dönemde verdiği eserlerinde, mısralardan birincisi Farsça ikincisi Urdu dili olduğu görülmektedir. Şiirlerinde kullandığı Urdu diline özgü kelimeler ve Urdu şiirine yaptığı katkılarla kendinden sonra gelen nice edebiyatçılara da bir yol gösterici olmuştur.
Hint – Türk İmparatorluğu Dönemi ve Urdu Dili
Bölgede siyasi, kültürel, sosyal yapıda 300 yıldan fazla süren yönetimiyle Hint-Türk İmparatorluğu Urdu Dili’nin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Tarihçiler bu dönemden övgüyle bahsederler. Hatta bir edebiyatçı bu imparatorluğun Hindistana;
- Urdu Dili
- Tac Mahal
- Mirza Esedullah Han Galib
.. gibi 3 muhteşem şey kazandırdığını söylemiştir.Dönemin ilk büyük edebiyatçısı Veli Dakni‘dir. Sonraları da Hatem, Abru, Mirza Mazhar, Naci, Yakrang gibi edebiyatçılar Veli Dakni’nin izinden yetişmişlerdir. Bu dönemde tasavvuf konuları da işlenmiş, Farsça şiir kalıplarının Urdu şiirinde kullanımı artmış, yaratıcılık ve ifade gücü son derece gelişmiştir.
Takip eden süreçte, Mir ve Sauda dönemi olarak nitelenen önemli bir nokta vardır. Urdu şiiri en parlak dönemini yaşamış ve Klasik Urdu şiiri bu dönemde başlamıştır. Mir Derd, Mir Hasan, Kaim,Yakın ve Hidayet dönemin diğer önemli şairleridir. Şehraşubların yanında; vasuhat, mersiye, hiciv, müsenna, müselles, murabba ve muhammas gibi yeni şiir türleri de Urdu şiirine eklenmiştir.
Tüm edebi sanatların kullanılmasıyla beraber kaside ve gazel bu dönemde zirveye ulaşmıştır. Adı geçen şairler Farsça şiirinin üstadları idiler ve Urdu şiirinde kullandıkları Farsça kelimelerle bu dilin kültür zenginliğini kazanmasında önemli pay sahibidirler.
Urdu Dili’nin efsane şairi Mirza Esedullah Han Galib ve Dönemi
…
—————————————————————————————————————————————————-
Bu sayfada Urdu Dili ve Edebiyatı üzerine herkesin biraz bilgi sahibi olmasına adına bir şeyler paylaştım ve paylaşacağım. Sayfada yazmış olduğum bilgiler halen Ankara Üniversitesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları / Urdu Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Celal Soydan‘ın Urdu Dili’nin Türk Asıllı Efsane Şairi ”Mirza Esedullah Han Galib” isimli kitabından aktarılmıştır. Hatalarım, eksiklerim olabilir bu nedenle şimdiden özür dilerim. Eklenmesini ya da düzeltilmesini istediğiniz bilgiler olursa lütfen bana ferhat@ferhatkarakas.com adresinden mail atınız.
| Print article | This entry was posted by Ferhat Karakas on April 14, 2010 at 5:22 pm, and is filed under Diğer. Follow any responses to this post through RSS 2.0. You can leave a response or trackback from your own site. |

